giden geri döner, giden hep geri döner. ne acı. artık. yapacak bir şey yok. dönecek bir yerin olmaması beni sadece yokluğun çevresinde dolandırır. verecek hiçbir şeyimin kalmaması beni bir hiç yapar. kusar gibi ortaya bıraktığım her şeyin beni çirkinleştirmesi kendimi tekrardan içmeye sevk eder ve günler klozet başında son bulur. kaybettikçe ortaya daha fazlasını koyan hırslı genç bir kadındım ve bana dair güzel olduğuna inandığım ne varsa kaybettim. varımı yoğumu aldınız. beni dans edebileceğim yerlere götürdünüz ve eteğimdeki taşlar size güvenmek isteyişimle birlikte döküldü. ne bilindik senaryo, o taşların kalbe nişan alınması. evvelsi günden daha çok üzgün değilim bugün. yarın dünden daha iyi olacak da değil. sadece kendimden ölmüş gibi bahsetmeye başladığımdan beri siz de beni öldürdünüz ve burada daha fazla nefes alamıyorum. artık olmayanlarınız, olur yanı kalmayanlarınız, zaten hiç olmamışlarınız. teşekkürler ve teessüfler. o zaman ki kadınlığımdan bir iz kalmadığından. hiç kalmadığımdan.